OPERAI TURCHI: Fabrikada, sendikada, ülke yönetiminde.

Metal İşçileri Birliği – MİB 26 gennaio alle ore 14:19 · Fabrikada, sendikada, ülke yönetiminde… SÖZ, YETKİ, KARAR İŞÇİLERE! PATRONLAR DEĞİL İŞÇİLER YÖNETSİN! Bu dünyada yenilen içilen, oturulan kalkılan, giyinilen eğlenilen, yani neredeyse her şeyi biz işçiler üretiyoruz. Karınca misali çalışan milyonlar çarkları çeviriyor, hayat hayat oluyor! Çarklar durduğunda da hayat duruyor! Peki işçinin söz hakkı! Karar hakkı! Ya insanca yaşam hakkı! KOCAMAN BİR SIFIR! İşçi ne fabrikasında, ne sendikalıysa sendikasında, ne de ülke yönetiminde bir hiç! Ne söz hakkına, ne karar hakkına sahip. Evet her yerde sandıklar kuruluyor. Ama sandığı kuranlardan başkası çıkmıyor. Ne fabrikada, ne sendikada, ne […]
Condividi:

Fabrikada, sendikada, ülke yönetiminde…
SÖZ, YETKİ, KARAR İŞÇİLERE!
PATRONLAR DEĞİL İŞÇİLER YÖNETSİN!

Bu dünyada yenilen içilen, oturulan kalkılan, giyinilen eğlenilen, yani neredeyse her şeyi biz işçiler üretiyoruz.
Karınca misali çalışan milyonlar çarkları çeviriyor, hayat hayat oluyor!
Çarklar durduğunda da hayat duruyor!
Peki işçinin söz hakkı! Karar hakkı! Ya insanca yaşam hakkı!
KOCAMAN BİR SIFIR!
İşçi ne fabrikasında, ne sendikalıysa sendikasında, ne de ülke yönetiminde bir hiç! Ne söz hakkına, ne karar hakkına sahip.
Evet her yerde sandıklar kuruluyor. Ama sandığı kuranlardan başkası çıkmıyor.
Ne fabrikada, ne sendikada, ne de mecliste durum farklı!
Fabrikada patron ne derse o oluyor. Ondan sonra bol sıfırlı maaşlarıyla profesyonel yöneticiler geliyor, astığım astık kestiğim kestik!
Sendikalarda ise sendika ağaları var, onlar ne derse o oluyor! İşyeri temsilcisini bile ya onlar atıyor ya da seçermiş gibi yapıp istediklerini getiriyorlar. Sonra da işçiden kestikleri aidatlarla sultanlar gibi yaşayıp gidiyorlar.
Ülke yönetiminde “siyaset” adı altında patronlar konuşuyor, onlar ne isterse o oluyor, patronlar karar veriyor. Zenginliklerinin haddi hesabı yok! Para koyacak yer bulamıyorlar.
Evet bunun için de sandık kuruluyor ama aday olabilenler yine patron, sandıktan çıkanlar yine patron! En fazla sendika beylerinden birileri vitrine konuluyor. Bunun için meclisteki vekillerin çoğu zengin, patron ya da yüksek gelirli memurlar.
Para babalarının her şey olduğu, sadece ve sadece onların karar hakkına sahip olduğu, milyonlarca emekçinin hiçbir şey olduğu, ayak takımı diye dışlandığı bir sistem. Fabrikasından ülke yönetimine kadar!
İşçi haksızlığa uğruyor ama sesini çıkaramıyor, duyuramıyor, duyursa da yanıt alamıyor. Daha fazlasını yaptığında her şey yasak oluyor.
Asgari ücret masalarında bile milyonlarca işçinin dediği değil, patronların istediği oluyor.
İtiraz etmek yasak, seçmek yasak, grev yapmak yasak!
Sadece aç kalma, verdiklerine razı olma, itaat etme özgürlüğü var!
İşte bunun üzerine de “Başkanlık” sistemi getiriliyor. Her şey tek bir “başkan”ın eline bırakılıyor, o çalacak o söyleyecek.
Sendikada, fabrikada, ülke yönetiminde tek adam!
Grev mi yasaklanacak, yasakla! Kıdem tazminatı mı anında! Eskiden Danıştay vb. gibi organlar vardı, işçi yine de hep hayal kırıklığı yaşasa da biraz umudu olurdu. Şimdi o da olmayacak!
Ama işçiler ne köle, ne oy deposu, ne de aptal!
Biz milyonlarca işçi, emeğimizle hayatı hayat yaptığımız gibi fabrikamızı da, sendikamızı da ve bu ülkeyi de yönetebiliriz!
Hem daha iyi yönetiriz, hem de aldığımız kararlar, yaptığımız tercihler para babaları için değil, emperyalistler için değil, kapitalistler için değil milyonlar için olur… Zenginden alınır yoksula verilir. O zaman da patronlar ağlar işçiler güler!
Har vurup harman savrulan, lüks ve şatafatla tüketilen, İsviçre bankalarında stoklanan paralar milyonlar için kullanıldığında her sorun kolaylıkla çözülür.
İşte biz hem işçiler için demokrasi istiyoruz, hem de bunun için bir işçi demokrasisi istiyoruz!
Fabrikada bir işçinin sadece fabrikasında değil, ülke yönetimine de doğrudan katılabileceği, sözünü söyleyebileceği, alınacak kararlarda ortak olabileceği bir yönetim biçimi istiyoruz.
Nasıl ki, sendikalarda işçilerin işyeri meclisleri aracılığıyla sendikasını yönetmesi, tüm söz ve karar hakkının bu meclislere bırakılmasını istiyorsak neden ülke yönetiminde bu aynı şey olmasın?
Nasıl ki sendika yöneticilerinin maaşlarının en yüksek işçi ücretini aşmaması gerektiğini söylüyorsak, nasıl ki üyelerin beğenmediği yöneticiyi ya da vekili geri çağırma hakkı olmasını istiyorsak bu ülke yönetimi için neden olmasın?
İşte bunun için söz, yetki, karar hakkı işçilere,
Patronlar değil işçiler yönetsin diyoruz!

Nella fabbrica, la, nel paese…
Promessa, comando, per i lavoratori!
Non i capi, ma i lavoratori!
In questo mondo, il fumo, il sedere kalkilan, la portata, che è quasi tutto quello che facciamo i lavoratori.
Sta facendo milioni lavorando come formiche, la vita è la vita!
E quando le ruote fermare, c’e ‘ vita!
Beh, il diritto del lavoratore! Il diritto di decidere! Che ne dici di una vita umana?
E ‘ un grosso zero!
Non al lavoro in fabbrica, non il suo, non nel paese. Non ha il diritto di dire quello che ha da dire.
Sì, le casse sono stati incastrati ovunque. Ma nessun altro lascia l’arca.
Non nella fabbrica, non le, non nel congresso!
E ‘ quello che dice il capo in fabbrica. Dopo di che, il professionista dirigenti entrare con un sacco di zeri, e siamo usciti
I sindacati ha un’unione Baroni, ed e ‘ quello che dice! Anche il posto di lavoro, o sono buttarli, o stanno facendo quello che vogliono. E poi si fanno vivi e vivi come se il aidatlarla del di tagliare.
I padroni stanno parlando di “politica” sotto il paese, e i padroni di decidere quello che vogliono. La ricchezza non ha un account! Non riescono a trovare un posto dove mettere i soldi.
Si ‘, questo e ‘ il caso, ma siamo a corto di candidati di nuovo, capo. Uno dei più unione unione è mettere in vetrina. Per questo, la maggior parte dei reggenti in parlamento sono ricchi, capo, o funzionari ad alto reddito.
I soldi sono tutto ciò che è suo padre, ed e ‘ solo un sistema che non può essere chiamato un team di milioni di persone. Per tutto il tragitto dal paese per il paese!
Il lavoratore viene fatto un torto, ma non riesce a sentire la sua voce, e st duyuramiyor, non tutto è proibito quando fai più.
Neanche un milione di lavoratori al salario minimo, tavoli, ma il boss lo vuole.
Nessuna obiezione è proibito, nessuna scelta, nessun strike!
Non essere avido con quello che ti danno, e non essere soddisfatti di quello che hanno
E su questo, il sistema “presidenziale” viene portato. Tutto deve essere messo nelle mani di un presidente, sta andando a dirlo.
La, in fabbrica, l’unico uomo in campagna!
Divieto, sarà vietato vietare! Sulla fine dell’anzianità! Ex Consiglio di stato, ecc. C’erano degli organi in quel modo, ma il travaglio sarebbe ancora un po’ una delusione. Non succederà subito!
Ma i lavoratori non sono schiavo, nessun voto, no scemo!
Ci sono milioni di lavoratori, la nostra vita come viviamo, e ma e governare questo paese!
E poi, abbiamo una migliore regola, e le decisioni che prendiamo, le scelte che facciamo non è per i loro padri, non per i capitalisti, non per i capitalisti, saranno pagati per i poveri. Quando i padroni, i lavoratori a piangere dal ridere!
Ogni problema è facilmente risolto con i milioni, il lusso, il lusso, il lusso e la Svizzera delle banche svizzere.
Vogliamo la democrazia per i lavoratori, e noi vogliamo una democrazia funzionante per questo!
Nella fabbrica, un lavoratore non è solo nella sua fabbrica, ma nell’amministrazione del paese, noi vogliamo una forma di governo che può essere condiviso in
Come può non coincidere con il paese sotto il paese, se vogliamo che i lavoratori dei lavoratori a governare attraverso le loro assemblee sul luogo di lavoro?
Come i dirigenti dell’unione non dovrebbero essere in grado di pagare gli stipendi più alti per i loro stipendi, ma perche ‘ non la leadership del paese, se vogliamo avere il diritto di chiamare il direttore o il direttore provvisorio?
Questo è ciò che abbiamo promesso ai lavoratori,
Non i capi, diciamo che i lavoratori in regola!
L'immagine può contenere: 1 persona, sMS
Condividi:

Comments Closed

Comments are closed. You will not be able to post a comment in this post.